Yağmur Adam
  •  Baktım listemde güzel şarkılar sıralı, biri babamı hatırlatır, çoğu seni, bir çoğu denizi…
  •  Bu arada; Kalbi kırık adamlar hala duvara yaslanarak içiyor sigaralarını…
  •  Yazmak için saçma nedenler yetiyor insana ya da uzun bir yolculuk ama güzel yazmak için ne gerekiyor bunu bilmiyorum.
  •  Babasıyla rakı sofrasına oturmuş olanlar var aranızda, ben babamla namaz kılardım hep, o kalk abdest al derdi, ben gider kamet getirirdim. Bir sürü fotoğrafım var allahüekber derken. Allahüekber ne muazzam şey şu belirsizllik.
  •  Sakallarım kızıllaşıyor, saçlarıma da aklar düşmeye başladı, annem saçlarıma karışmaz, koparmaz ama ağlar. Anne!
  •  Ağlamak güzeldir, bunları yazmadan birkaç dakika önce yenilginin verdiği öfkeyle ağladım. Çok yenildim dostlar. Beni güzel hatırlayın, ben kafası karışık güzel bir adamım. Küçük ellerim vardır ve kimseye zarar vermemişlerdir.
  •  Eve girdim, sonra mutfağa uğradım, sessiz, sepsessizdi, yarıda bırakılmış sigara duruyordu kültabağında, henüz sönmüş, annemin sigarası bu! Ekmeklerin ağzı açık. Bir şeyler ters gidiyor. Bu ev, bu koku, bıraktığım gibi değil! Salona girdim, annem titreyerek yatıyor koltukta, Anne! anne! Oğlum, oğlum! Yüzünü elledim, okşarcasına, buz kesmiş, elleri titriyor, hastalıktan, bir şeyler sayıklıyor ama anlayamıyorum, ağlamamak için dudaklarımı ısırdım, dilimi dişlerimin içinde gezdirdim, nafile. Abim nerede, babam nerede? Neredeler! Biraz para için uzaklara gittim sadece, karşılığı bu olmamalıydı.
  •  Dışarıda siren ve korna seslerinden başka hiçbir şey yok, gitme oğul diyen gözyaşları varken annemin. Ne yapılır şu havada? Anlatacak kimsem yok, anlatasım da gelmiyor içimden. Ekmeğin ağzını kapatayım ben, yoksa darılır, bayatlar ekmekler, ziyan olur, günah olur. Arkamızdan ağlarlar, ben de ağlarım o zaman. Ağlamak istemiyorum bu havada.

Neden bir kedin yok?

Anonim

 Çünkü kedi beslemek çok büyük bir sorumluluktur. Sadece kedi değil, çoğu hayvan için geçerlidir bu. Öyle al hayvanı fotoğrafını çek sosyal medyada paylaş değildir sadece. Çok iyi biliyorum ki kedisiyle şirin şirin fotoğraf çekinip lafını dinlemediği, işine gelmediği zamanlarda tekmeyi kıçına basan, kedisini azarlayan, şiddet gösteren insanları, çünkü kediler özgür ruhludur, sizi dinlemezler evin içinde, karnı aç ya da tokken,  ya da keyfi çok yerindeyken. Dilediklerini yaparlar, diledikleri zaman kendilerini sevdirirler, diledikleri zaman sizi uyandırır, diledikleri zaman kucağınızdan zıplarlar, sizin ona sunduğunuz teklifler taraflarınca kabul görür ve hoşlanırlarsa yaklaşabilirsiniz onlara, budur insanların hoşuna giden.

 Ve özellikle bu aralar meşhur oldu kedi alıp birlikte fotoğraf paylaşmak, bir değil, iki değil, çok fazla yayıldı. Ya da ben öyle algıladım, düne kadar kedilerden nefret eden adamlar bile kedi aldıysa evine sıçayım böyle popüler olma çabalarına. Bir tane arkadaşım sırf yazar olduğunu zannettiği ya da yazar olabilmek için diyeyim, bir kedinin eksikliğini duydu ve o da aldı, kedi sevdiği söylenir mi tabi ki hayır!

 Dediğim gibi büyük bir sorumluluk ve bu sorumluluğu kaldıracak potansiyelde değilim şu aralar, hem sokaklarda çok var, bir arkadaşımın evinde 3 tane var, öyle çok kedi sevme ihtiyacı duyarsam koşa koşa gidiyorum onlara, ya da sokaklara çıkıyorum elimde mamayla. Mecidiyeköy’de de beni seven bir kedi var, yakında onu ziyarete de gideceğim. Ve bir kediye asla sahip olamazsınız, ya o sizinle kalmayı kabul etmiştir ya da bütün kapılar kapalıdır. Öyle işte.